Küresel enerji piyasasında neler oluyor?

– DIŞ HABERLER SERVİSİ

Dünya genelinde fosil yakıtların fiyatları artıyor. Bazı emtia uzmanları mevcut durumu tüketiciler için geniş kapsamlı etkileri olabilecek bir “enerji krizi” olarak adlandırıyor. Küresel çapta petrol ve yan ürünlerinden yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş de bu krizin güçlenmesine neden oluyor.

Doğal gaz vadeli işlemlerinden ham petrole kadar enerji varlıkları, hızı ve şiddetiyle dikkat çeken yükselişle birlikte son yılların en yüksek seviyesinde işlem görüyor. Kanada Kraliyet Bankası (RBC) Emtia Stratejileri Küresel Başkanı Helima Croft MarketWatch’a verdiği röportajda, “Adeta yanlış gitmesi ihtimali olan her şey yanlış gitti. Bu çok katmanlı bir hikaye” açıklamasında bulundu.

Enerji krizi nedir?

Enerji krizi kavramı ekonomileri baltalama potansiyeline sahip enerji kaynaklarının tedarikinde yaşanan bir darboğaz olarak tanımlanır. Goldman Sachs Emtia Araştırmaları Başkanı Jeffrey Currie ise ‘enerji krizi’ fenomenini basitçe ‘piyasadaki arzın taleple eşleşememesi’ olarak tanımlıyor.

Borsagundem.com’un derlediği bilgilere göre 1970’lerin başında ABD’yi satsan enerji krizi de Orta Doğu devletlerinin petrol ambargosunun ardından enerjide petrole bağımlı olan Amerika kıtasındaki enerji kıtlığından ortaya çıkmıştı. Enerji piyasasındaki tüm hareketler enflasyon endişeleriyle de doğrudan ilişkilidir.

Küresel borsalar da fiyatlandırma baskıları ve küresel ekonominin baltalanması endişelerinden olumsuz etkileniyor. Wall Street endekslerinde enerji hisselerine göre işlem gören diğer şirketler zayıf bir performans gösteriyor.

Kriz nasıl oluştu?

1970’lerin aksine şimdilerde asıl sorun fiyatların aşırı yükselmesine neden olan bir dizi olay zincirinden kaynaklanıyor. Ekonomilerin pandemi sonrasında yeniden açılması, dünyanın en büyük enerji ithalatçılarından olan Çin’in enerji politikasındaki karar değişikliği, büyük enerji üreticilerinin üretim seviyelerini artırmayacağına yönelik endişeler ve yenilenebilir enerjiye hızlı bir geçiş hedefi fiyatların yükselmesinin nedenlerinden birkaçı.

Çin’in rolü

Dünyanın en büyük enerji ürünleri ithalatçısı, Çin’dir. Raporlar ve veriler, ülkenin Kovid sonrası enerji talebine hazırlıksız yakalandığını ve karbon emisyonlarını düşürmek için standartlara uymaya çalışırken bile kirli enerji olan kömüre yönelmek zorunda kaldığını gösteriyor.

Çin bir yıl önce kömür üreticisi Avustralya’dan ülkeler arası gerginlikler nedeniyle ithalat yapmayı yasakladı. Bu durum Pekin’in dış kaynaklı emtia kullanım kabiliyetini sıkıntıya sokuyor.  

Reuters geçtiğimiz hafta Çin’in depolanan Avustralya kömürünü serbest bıraktığını belirtti. Krizin derinleşmesi halinde ülkenin Avustralya yasağını tamamen kaldırabileceğine ilişkin spekülasyonlar yayılıyor. Habere göre Çin’in kömür ithalatında da artış görülüyor. Pekin bir yıl öncesine göre %76 artışlar 32,88 milyon ton kömür satın aldı.

Rusya’nın rolü

Büyük bir petrol ve doğal gaz üreticisi olan Rusya, fiyatları daha da yukarı çekmek için küresel ihracatını sınırlayarak enerji krizini güçlendirmekle suçlanıyor. Rusya Lideri Vladimir Putin Çarşamba günü Moskova’da düzenlenen bir enerji konferansında yaptığı konuşmada, bu iddiaları yalanladı ve Rusya’nın gaz üreticisi Gazprom’un üretimi geciktirmediğini ve Avrupa’ya gaz sağlamak için mevcut sözleşmelere bağlı olduğunu söyledi.

Kremlin sözcüsü Çarşamba günü gazetecilere verdiği demeçte, Rusya’nın Avrupa doğal gaz arzını mümkün olduğunca artırdığını ve daha fazla artışın Gazprom ile müzakere edilmesi gerekeceğini söyledi.

Rusya, Avrupa Birliği’ne yakıt ulaştırmak ve Ukrayna’yı baypas etmek amacıyla Rusya’dan Almanya’ya uzanan tartışmalı, su altı doğal gaz boru hattı Kuzey Akımı 2’nin kullanım onayını almak için elindeki kozu kullanmakla suçlanıyor. Reuters’in haberine göre, boru hattı Rusya’nın Baltık Denizi’ndeki mevcut doğal gaz boru hattı ihracat kapasitesini ikiye katlayarak 110 milyar metreküpe çıkardı. Bu rakam Rusya’nın Avrupa’ya sağladığı toplam boru hattı doğalgaz arzının yarısından fazlasına denk geliyor.

Zincirleme reaksiyon

Çin’in kömür alımları kömür fiyatlarının yükselmesine yol açıyor. Çarşamba günü, kömür için önemli  bir gösterge olan vadeli işlem sözleşmeleri ton başına 1,640 yuan (254,44 dolar) ile rekor seviyeye yükseldi.

Goldman Sachs’tan Currie, yeni yeşil ekonomi çağında kömürün tercih edilmemesiyle birlikte fiyatların yükselmiş olabileceğini belirtti. Goldman analisti birkaç yıl içinde kömürün enerjideki kullanım alanlarının sonlanacağını belirtiyor. Currie konuyla ilgili açıklamasında, “Artık kömür analistimiz bile yok. Hepsinden 2014 yılında kurtulduk” ifadelerine yer verdi.

Avrupa enerji krizi

İngiltere’de hükümetin açık deniz rüzgarlarından enerji üretimi gibi yenilenebilir enerjiye geçiş için yaptığı yatırımlar rüzgarsız geçen yaz aylarında talebin karşılanmasına yetmedi. İşgücü kıtlığı ve diğer faktörler nedeniyle doğalgaz nakliyesinde yaşanan güçlükler de krizi daha da kötüleştirdi.

Tüm bunların bir sonucu olarak, bölgesel doğalgaz vadeli işlem fiyatlarında son aylarda neredeyse parabolik bir artış görüldü.

Eski ekonominin intikamı

Currie söz konusu krizi ‘eski ekonominin intikamı’ olarak tanımlıyor. Birçok ülke yakın zamana kadar elektrikli araçlara ve yenilenebilir enerji kaynaklarına daha hızlı geçerek daha çevre dostu kabul edilebilmek için uğraşıyordu.

Goldman Sachs analistleri bu sebepten Ocak ayında “çok katmanlı bir emtia süper döngüsüne” yol açma potansiyeline sahip olduğunu belirtmişti. RBC ekibi emtia piyasalarının yapısal bir boğa piyasasının başlangıcında olabileceği yönünde değerlendirmelerle bu görüşü tekrarladı.

Goldman Sachs analistleri mevcut süper döngünün yenilenebilir enerjiye geçişle birlikte desteklenebileceğini tahmin etmişti. Ancak yenilenebilir enerjiye geçişin sorunsuz bir şekilde gerçekleşeceği öngörüsü açık değil.